Atatürk ve Türkiye’nin Dış politikası

0
55

Atatürk’ün vefat edeceği yıl olan 1938’e kadar, kurmuş olduğu ( ihtilal kadrosu içerisinde hiç kimse neredeyse Atatürk’ün Cumhuriyeti kuracağını bilmiyordu, bu yüzden Kurmuş olduğu Cumhuriyet demek cümlesini ona maal etmek daha doğru olacaktır ) Cumhuriyet’in sistemli bir şekilde oturması adına içeride bir dizi devrimlere girişerek, Türkiye’nin modern, çağdaş ve her anlamda Batı seviyesine yükselmesi için elinden geleni yapıyordu. Dış İlişkilerinde Türkiye henüz Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’in belirtmiş olduğu; “Yurtta sulh cihan da sul.” Prensibiyle hareket ediyordu. Buna mukabil öncelikli meselelerden biri Musul meselesi olmuş fakat 1925 yılında çıkan Şeyh Sait isyanı neticesinde Musul sorunu Milletler Cemiyetine intikal etmiş ve neticesinde bu kurumun başında olan İngiltere’nin kararı ile Musul-Kerkük, İngiliz yönetimindeki Irak’a bırakılmıştı. Misak-i Milliden verilen ikinci tavizdi. ( Önce Batum sonra Musul ve Kerkük’ün verilmesi vs ) Birinci dünya savaşını sona erdiren antlaşmaların hiçbiri devletleri tatmin etmemiş ve yeni bir dünya savaşının temellerini atmıştı. İşte bunu çok önceden sezen Mustafa Kemal Paşa, dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı özellikle İtalyanların saldırgan bir tutum izlemesi, onu Balkanlarda bir ittifak arayışına itti ve Balkan Antantının kurulmasında Türkiye’nin öncülük etmesini sağladı. Yine Akdeniz de yayılmaya çalışan Mussolini’nin faşist İtalyasına karşı Bağdat Paktının kurulmasını sağladı. Montrö Boğazlar sözleşmesinin imzalanması için gerekli zemin oluşunca bunu uluslar arası kamuoyuna taşıyıp, boğazlar meselesinin lehimize çözülmesini ve tam bağımsızlık ilkesinin yerine getirilmesini temin etti. Hatay içinde çok uğraştı ama ömrü vefa etmedi onun bağımsız olduğunu görmeye lakin Mustafa Kemal Paşa’nın çabaları bu bağımsızlığın temel sebebidir. Merakı olan arkadaşların okuması gereken güzel bir eser.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here